psikoterapi, depresyon
Tıbbi ve Cerrahi Terapi PDF Yazdır e-Posta

Yüzyıl öncesine kadar akıl hastalıkları çok ilkel bir takım yöntemlerle tedavi edilmeye çalışılıyordu. En modern hastanelerde bile akıl hastalıkları su terapisi, aç bırakma, zincire vurma ve bağlama yöntemleriyle kontrol altına alınmaya çalışılıyordu. Pinel’in akıl hastalarının zincirlerini çözerek onlara da bir hasta ve insan muamelesiyle yaklaşması, psikiyatri tarihinde bir dönüm noktası olmuştur. İkinci dönüm noktası ise bu tip hastaların tedavisine yönelik ilk ilacın bulunduğu veya uygulandığı dönemdir. Akıl hastalarına klor promazin isimli ilaç tatbik edildiğinde birçok hastanın halüsinasyonu ve illüzyonu kaybolmuş, kısa sürede iyileşme belirtileri ortaya çıkmıştır. Bu umut verici gelişme, ruhsal rahatsızlıkların tedavisinde ilaçların kullanılabileceğini ve yenilerinin bulunabileceğini bize göstermiştir.

Bu konuda çok ciddi çalışmalar başlatılmış, çok kısa sürede ruhsal hastalıkların tedavisinde kullanılabilecek onlarca ilaç uygulamaya sokulmuştur. Bugün gelinen noktada ise iş abartılı boyuta ulaşmış, her ruhsal hissedişe karşı bir ilaç keşfetme yönüne gidilmiştir. Bu nedenle duygularımızı ilaçlarla ayarlayan bir toplum haline dönüşme tehlikesiyle karşı karşıya kalınmıştır. Ruhsal hastalıkların sebepleri incelendiğinde bunların bir kısmında bir takım organik bozukluklar keşfedilmiştir. Beyin travmaları, beyin içi kanamalar, beyin tümörleri, metalik zehirlenmeler, hormonal bozukluklar ve genetik bir takım etkiler ruhsal hastalıkların oluşmasında temel faktör olarak karşımıza çıkabilmektedir. Bu tip klinik tablolarda hastalığı tedavi edebilmek amacıyla cerrahi bir takım teknikler uygulamaya konulmuştur. Tümöral yapıların tedavisinde, beyin içi kanamaların düzeltilmesinde, epilepsi hastalarının epileptik ataklarının kontrol altına alınmasında hatta bir kısım dürtü kontrol bozukluklarında cerrahi bir takım uygulamalar geliştirilmiştir.