psikoterapi, depresyon
Gerileme PDF Yazdır e-Posta
Altı yaşındaki çocuk odaya girdiğinde annesinin kucağında bir bebek görür. İlk başta eve yeni gelmiş bir oyuncak gibi büyük bir merak ve ilgi ile bu bebeğe yaklaşan çocuk, daha sonra bu bebeğin evde temel ilgi odağı olduğunu fark eder. Zihinsel kavramasıyla bebeğin yeni bir kardeş olduğunu anne ve babanın ve diğer akrabaların bebeğin üzerine titrediğini ve ona büyük bir sevgi gösterdiklerini fark eder. Çocuğun evdeki tahtı sallantıdadır. Kendisine olan ilgi ve sevgi büyük oranda azalmıştır. Bunun karşılığında artık aldığı ödül, ‘sen ağabeysin,’ ‘abla oldun, büyüdün’ cümleleridir. Çocuk böyle bir büyümeyi kabullenememektedir. Yapacağı tek şey vardır; küçülmek, yani gerilemek. Birkaç gün sonra geceleri yatağını ıslatmaya başlar, hemen ardından da konuşması bozulup kekeler. Bu bir savunma düzeneğidir. Mevcut koşullara adapte olamayan ego güçleri, daha ilkel bir evreye inerek dengeyi oluşturmaya çalışmaktadır.

Gerilemedeki temel mekanizma hayatımızın herhangi bir evresinde ciddi bir travmayla karşılaştığımızda bebekliğe özgü dönemlere dönme isteğimizin içimizde canlanmasıdır. Bir öfke krizini atlatabilmek için buzdolabındaki yiyeceklere saldırmamız oral bir tatmin, dışarıyı güvensiz bulup kavga ettiğimizde veya eşimizden ayrıldığımızda hemen annemize yönelmemiz, anne kucağını özlememiz ya da en azından memleket hasreti çekmemiz gerilemenin bir başka boyuttaki açılımıdır.

Gerilemeyi iki bağlamda ele alabiliriz: Ego kontrolünde sağlanan gerileme ve ego denetimi dışında ortaya çıkan gerileme. Sanatçıların, müzisyenlerin, ressamların veya bestekârların yaptığı, en temel duygularımıza inip hepimizin evrensel duygularına tercüman olarak duygularımızı ortaya çıkarmaları, ego kontrolünde bir gerilemenin sonucudur. Ego kontrolünde yapılan gerileme bir dalgıcın su altına dalıp sünger avcılığı yapması gibi tehlikeli ve riskli bir iştir. Ne kadar çok derinlere dalarsa o kadar çok dokunulmamış ve büyük süngerleri çıkarabilme imkânına sahipse aynı oranda vurgun yeme riskini de içinde barındırır. Psikoz hali, bir gerileme halidir; bebeksi bir düşünme şeklidir ya da vurgun yemiş bir dalgıç halidir.

Ego kontrolünde geçici gerilemelere örnek verecek olursak; bir bebek ile konuşurken bebeksi konuşuruz. Burada aslında kendi bebekliğimize bir gönderme vardır. Bebeklerle veya çocuklarla oyun oynamaktan zevk alırız. Burada rasyonalize edilmiş bir perspektifte çocukluğa dönüş söz konusudur. Regresyon, hayatın ileri evrelerinde çeşitli travmatik olaylarla karşılaşmış bireylerin çözüm yolu olarak başvurduğu savunma düzeneklerinden birisidir. Bu çerçevede ağır bir travmaya maruz kalmış bir bireyin depresif bir hale dönüşmesi yani pasif, başkalarına bağımlı, başkalarının ilgi ve alakasına muhtaç olması bir gerileme olarak nitelendirilebilir. Travmalar sonucu ortaya çıkan birçok klinik tablo regresyon (gerileme) başlığı altında değerlendirilebilir.