Entelektüalizasyon PDF Yazdır e-Posta
Entelektüalizasyonun birkaç çeşit izah tarzı vardır. Genellikle üç alt başlık altında incelenebilir.

a. Şaka, espiri ve fıkralarla bilinçdışı istek ve arzuların deşarj yolu bulması anlamında entelektüalizasyon:

Bu tür entelektüalizasyonu bir örnekle açıklamaya çalışalım. Öğrenci kantinlerinde gençler dürtülerini deşarj etmek için fırsat kollarlar. Kızlı-erkekli bir masa etrafında, sosyal ortamın izin verdiği ölçüde paylaşım oluşmaktadır. Fakat bilinçdışı dürtüler çok farklı emeller beslemektedir. O sırada Ahmed’in aklına bir fıkra gelir. “Arkadaşlar aklıma bir fıkra geldi anlatabilir miyim?” der. Arkadaşları bu işe zaten teşnedir. Hemen anlat derler. Ahmet bir geri adım atar: “Ama çok ayıp, anlatamam” der. Bu, karşı taraftakilerin dürtülerini tahrike ve meraklarını cezbetmeye yönelik bir adım ve süperegoya verilen bir tavizdir. Arkadaşlar bu kez daha heyecanlı bir şekilde ısrar ederler. “Anlat anlat!” ve Ahmet fıkrayı anlatır: Temel, Dursun’la iyi arkadaştır. Fakat Temel’in gözü Dursun’un eşi Fadime’dir. Temel’in, Dursun’un saflığından yararlanarak Fadime’ye nasıl ulaştığını anlatarak fıkra biter. Herkes mutludur. Burada ne olmuştur? Ahmet, masanın etrafında olan Ayşe’ye göz koymuştur. Ancak Ayşe Mehmet’le ilgilidir. Ahmet bu fıkra yoluyla Mehmed’i saf dışı bırakmış ve Ayşe ile birlikte olmuştur. İlginçtir ki fıkrayı dinleyen herkes, kendi rolünü fıkradan seçip kendisine pay çıkararak bir dürtüsünü deşarj ettirmiştir. Bu bağlamda anlatılan fıkralar, yapılan espri ve şakalar bilinçdışı bir takım dürtülerin deşarj yollarıdır. Toplum tarafından kabul edildiği için bir emniyet subabı görevi görmekte ve dürtüler tehlikesiz bir şekilde savuşturulmaktadır.

b. Dinamik psiko-terapik sürece giren bireylerin, öğrenilen malzemeye takılıp kalması ve içselleştirememesi anlamında entelektüalizasyon:

Psikoterapi, bir değişim sürecidir. Bu değişim süreci, içinde duygusal, düşünsel ve davranışsal öğeler taşır. Bunların her aşamasında iç görü, bilgilenme ve eğitim vardır. Kişi bunları alarak içselleştirir, bir değişime tabi tutar ve kimliğine sindirir. Bu bir terapi sürecidir. Bazı bireyler direnç mekanizmaları nedeniyle bu terapi sürecini bozarak engellemeye çalışırlar. Bunu da entelektüalizasyon savunma mekanizmasıyla yaparlar. Farkındalık düzeyi ile fark edilen mekanizmalar değiştirilmeye ve doğruya dönüştürülmeye çalışılması gerekirken, kimlikten ayrıştırılıp izole tutulmaya çalışılır. Sanki birey şöyle demektedir, “Aaa bak rasyonalizasyon yapmışım, burada yadsıma yapmışım, şimdi projeksiyona geçmişim” diyebildiği gibi öğrendiği bilgi ve süreçleri başkasına aktarmaya çalışır. Konu ile ilgili detaylı kitaplar okuyarak, psikoloji ve psiko-dinamik bilgiye vakıf olmaya çalışır. Bu, kendinde bir değişim yaratmadığı gibi değişmeyi de zorlaştıran çok ciddi bir engel olarak terapinin önünü keser, kişiyi doğallıktan uzaklaştırır.

c. Bilgi sahibi olan bireyin aşağılık kompleksini tatmin için bilgiyi satması anlamında entelektüalizasyon:

Farklı nedenlerle oluşan aşağılık kompleksi kişinin edindiği farklı meslek dallarındaki bilgi, beceri ve deneyimlerini başkalarına aktararak kendi varlığının ve değerliliğinin onanmasını talep etmesi şeklinde ortaya çıkabilir. İki profesör televizyonda sohbet programına çağrılmıştır. Spiker sorar: “Ülkenin gecekondulaşması hakkında ne düşünüyorsunuz?” Profesörün biri halkın anlayacağı dilden, açık, yalın, basit ve net cevaplar verir. Diğeri ise dakikalarca bir takım Latince kelimeleri ve literatür isimlerini zikrettikten sonra konunun tarihçesinden başlayarak dünyadaki gelişimlerini aktarıp sonuç itibarıyla bir öncekinin dediklerini söyler. Burada ne olmuştur? Birinci profesör kendinden ve makamından emin, hiçbir şeyi ispat gayretinde değildir. İhtiyaç duyulan bilgiyi en basit şekilde aktarmaya çalışmaktadır. İkinci profesör ise kendisini yetersiz görmekte ve kendini ispat gayreti içine düşmektedir. İstenilen bilginin ne olduğu, kime ulaştığı ve niçin ulaştığı önemli değil, onun ne kadar çok şey bildiğinin ispat edilmesi önemlidir. Bu da entelektüalizasyonun bir başka boyutta ortaya çıkmasıdır.