Makaleler
AİLE VE ÇİFT İLİŞKİLERİ PDF Yazdır e-Posta

 

İLİŞKİDEKİ GERÇEK AYRINTIDA GİZLİDİR

                         Mehmet Tekneci M.D,

 Birey Aile çocuk Terapileri Enstitüsü

         

 

        Beni etkileyen bir fotoğraf gördüm.İlk anda neden bu kadar etkilediğini fark edemesem de onda önemli bir şey vardı.Uçsuz bucaksız güzel bir deniz,sahilde bir çocuk ve çocuk dalgayı örtüyü kaldırır gibi kaldırıyor, insanoğlunun bütün atıkları ve kirlilikleri ortaya çıkıyor. Piaget’ye göre çocuğun zihinsel gelişiminde onikinci aylarda object permanance(1) (Nesne Süregenliği  ) oluşur.Çocuklar bir eşyanın üzeri örtüldüğünde onikinci aydan önce onu yok sayarlar.Onikinci aydan  sonra ise artık çocuk eşyanın kaybolmayacağını bilir ve örtünün altını açar. Sanki biz  Erişkinler, çocuğun gelişimsel zihinsel sürecinde eşyanın artık kaybolmayacağını bilmeye doğru gittiği bir durumda iken daha aşağı bir yere geriliyoruz. Fakat bir fark var; bebek bu dönemde eşya örtünün altında kaldığında zihninde eşya algısı yok oluyor, olmayan bir şeyle ilgili bir şey yapamıyor. Hayvanlarla aynı seviyede bir nokta. Gelişim sürecini tamamlamış insanı hayvandan ayıran en önemli özellik; sembolizasyon yapabilmesi yani olay ve eşyaları zihninde tutabilmesi, gözle görülür olmasa da eşya,olay ve sorunlarla ilgili tasarım,düşünme ve çözüm üretebilme yetisi olmasıdır.

Devamını oku...
 
Adler'in Aile Terapisi PDF Yazdır e-Posta

                                              ADLER’İN AİLE TERAPİSİ

                                                Mehmet  Tekneci,  M.D

                                          İrem Yola, Uzman klinik psikolog

                                      Birey, Aile ,Çocuk Terapileri Enstitüsü

 

 

             Adler’ e göre insan davranışları amaca yönelik ve etkileşimseldir. Bütün bireyler ve toplumlar bütüncüldür ve birey sosyal sistemdeki davranışları doğrultusunda önem kazanır. En temel sosyal sistem ailedir ve bu aileden birey nasıl davranılacağını ve başkalarıyla nasıl etkileşim kuracağını öğrenir. Ailelerdeki sorunlar ya da işlevsiz durumlar, aile içinde kişi cesaretlendirilmediğinden ya da aile içinde az kabul gördüğünden kaynaklanmaktadır. Tedavi süreci, gelişim ve değişimi destekleyen eğitimleri vurgular. Adler tarzı aile terapilerinde, terapist aile sistemi içindeki etkileşimleri ve kişilerarası değişimleri vurgular. Aile dinamikleri, aile sistemi içindeki yapısal ve işlevsel birçok çeşitli kavramın karşılıklı etkileşimlerini kapsar.

Devamını oku...
 
Vajinismus ve Karakter Problemleri PDF Yazdır e-Posta

 

                                  Vajinismus   Ve  Karakter  Problemleri                                       

 

                                           Mehmet  Tekneci, MD                                     

                                Birey,Aile ,Çocuk Terapileri Enstitüsü

 

         Vajinismus, bilinçdışı bir anlamı olan cinsel ilişki sırasında vajen girişini çevreleyen kasların istem dışı kasılması ve cinsel ilişkinin gerçekleşemediği bir bozukluk durumudur . vajinismus, Kadın tarafından bilinç düzeyinde yaşanılmasını istemediği ve rahatsız olduğu bir durumdur. Vajinismuslu kadınlarda cinsel birliktelik dışında vajen girişi kontrol edilebilir veya edilmeyebilir.Örneğin parmak sokulabilir. Parmak ile vajen girişinde kasılma olmuyorsa buna basit vajinismus denilmektedir. Vajinismus ilk, cinsel ilişki deneyimi sırasında kendini göstermektedir. Vajeni çevreleyen kasların kasılmasıyla cinsel birleşme oluşamamaktadır. Büyük bir panik, endişe ve korku yaşanmaktadır. Bu korkuyla kadın eşini iter, bacaklarını kapamaya çalışır. Sonrasında ise büyük bir utanma, suçluluk, kendini küçük görme, cinselliği yaşamayanın eksikliğini hissetme, üzülme, hayal kırıklığı yaşanır. Zamanla üstüne birde toplum içinde yükselen "ne zaman çocuk geliyor?" baskısını hissetmektedir. Bu girdap zamanla cinsel birlikteliğin daha da büyük bir kabus haline getirmektedir. Cinsel isteksizlik oluşmaktadır. Çok seyrek görülen yaralanmalar, vajina içi yırtıklar, kadının cinsel hastalıkları, cinsel organındaki rahatsızlıklar ve disparoni gibi sebepler dışında bu gibi durumlarda da kadın kendini kasabilmektedir. Fakat bunlar dışında tamamen vajinismus psikolojik bir rahatsızlıktır. Cinsel birliktelik sırasında kişi birden bir panik içerisine girer. Sıkıntı ve korku yaşar. Her ne kadar aklıyla cinselliği yaşamak istese de kontrolünü yitirir. Vajinal pubik kasların kasılmasıyla birlikte, bütün vücudunda bir gerginlik hisseder

Devamını oku...
 
BİLİŞSEL TERAPİLER PDF Yazdır e-Posta

 

Bilişsel Terapiler

 

Mehmet Tekneci

Birey, Aile, Çocuk Terapileri Enstitüsü

 

Özet

               Bilişsel terapiler Aaron Beck ve Albert Ellis’in çalışmalarıyla 1960lı yıllarda ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada bilişsel kuramda yer alan kavramlar, bilişsel terapide kullanılan teknikler açıklanmıştır. Ayrıca, bilişsel terapide değişimin nasıl olduğuna da değinilmiştir.

 

Anahtar sözcükler: Bilişsel terapi, otomatik düşünce, bilişsel çarpıtmalar, şema.

Devamını oku...
 
DAVRANIŞCI TERAPİLER PDF Yazdır e-Posta

 

Davranışçı Terapiler

Mehmet Tekneci

Birey, Aile, Çocuk Terapileri Enstitüsü

Özet

            Davranışçılık ekolünün ilk olarak 1920 yılında John B. Watson’ın kurduğu davranışçılık okuluyla ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada da, davranışçılık kuramına katkıda bulunan  Ivan Pavlov’un klasik koşullaması, Edward Thorndike ve Skinner’in de edimsel koşullaması açıklanmıştır. Klasik, edimsel koşullama ve sosyal öğrenmeden yola çıkılarak oluşturulan davranışçı terapiler ve davranışçı terapilerde yer alan teknikler ve değişim süreçleri açıklanmıştır. Son olarak, klasik, edimsel koşullama ve sosyal öğrenmeden yola çıkarılarak Albert Bandura tarafından oluşturulan ‘Sosyal Bilişsel Kuram’a değinilmiştir.

Anahtar sözcükler: Klasik koşullama, edimsel koşullama, sosyal bilişsel kuram.

Devamını oku...
 
BÜTÜNCÜL PSİKOTERAPİDE HİPNODRAMA PDF Yazdır e-Posta

Bütüncül Psikoterapide Hipnodrama

Dr. Mehmet Tekneci

Birey, Aile, Çocuk Terapileri Enstitüsü

 Özet

            Danışanların sorunları bilişsel, davranışçı, ya da dinamik bakış açılarından bir ya da birkaçına ilişkin olabilir. Bu bağlamda, bir danışanın sorunları en iyi, birçok kuramsal yaklaşımı içinde barındıran bütüncül psikoterapi yaklaşımıyla tedavi edilebilir. ‘Hipnodrama’ kısaca rüyanın kontrollü olarak danışana yaşatılması olup, bütüncül psikoterapi yaklaşımı içersinde de yer alabilir. Bu çalışmada, hipnodramanın bütüncül psikoterapi yaklaşımı altında; davranışçı, bilişsel ve dinamik bakış açısına göre nasıl uygulandığı açıklanmıştır.

Anahtar sözcükler: Bütüncül psikoterapi, hipnodrama, dinamik yaklaşım.

Giriş

Hastaların sorunları, esnek, hastanın gereksinim ve beklentilerine yönelik çoğul kuramsal yaklaşımla en iyi şekilde tedavi edilir. Bütüncül psikoterapi yaklaşımında, hastanın sorunları biyolojik, psikolojik ve sosyal zedelenirlik bağlamında değerlendirilir. Yardım almak için başvuran danışanlardan önce ayrıntılı bir anamnez alırız ve sonra tanımlayıcı (dekstriftif) bakış açısıyla tanıları değerlendirilir. Sonra danışanların sorunları, bütüncül psikoterapi bağlamında ele alınarak soruna ilişkin formülasyon yapılır.

Hipnodrama günlük hayatımızdaki her türlü yaşantıyı, olmak istediğimiz kendiliğimizi ve yaşamak istediğimiz geleceğimizi bir tiyatro sahnesi gibi hipnotik trans altında beş duyu ile tecrübe etmeye denir. Diğer bir ifadeyle hipnoz altında rüyanın kontrollü olarak yaşatılmasıdır. Hipnodrama bütüncül psikoterapi yaklaşımında danışanın anamnezinin daha ayrıntılı tanımlanmasında, teşhis ve teşhisin irdelenmesinde ve tedavide kullanılır. Hipnodrama, danışanda davranışçı, bilişsel veya dinamik bakış açılarıyla farkındalık oluşturulurken kullanılan ve bakış açısına göre farklı uygulamaları olan tekniklerden biridir

Devamını oku...
 
Bütüncül psikoterapi bağlamında hastayı iyileştiren faktörler PDF Yazdır e-Posta

Uz.Psikolog Hülya Macit

Psikoterapi nedir? literatürdeki en genel anlamıyla psikoterapi; akıl hastalıklarının, ruhsal rahatsızlıkların, davranış bozukluklarının vb. tedavisi veya semptomlarının hafifletilmesi amacıyla kullanılan her türlü yöntemdir(Budak, 2003). Bugün dünyada psikoterapi adı altında bazıları birbirine benzer, bazıları taban tabana zıt yüzlerce farklı terapi yöntemi uygulanmaktadır. Bu psikoterapi yöntemlerinin her biri insanın gerçeğinin farklı yönlerini ortaya koymaktadır. Dolayısıyla her biri tek başına insanı bir bütün olarak izah etmekte yetersiz kalmaktadır.

Böyle bir açmazdan kurtulmanın tek yolu, geliştirilmiş olan psiko-terapötik yaklaşımların her birinin hangi hastaya hangi aşamada uygulanabileceğinin teorik temellerinin oluşturulmasıdır. Çünkü tek bir teoriye saplanıp kalmak hem kısırlığa neden olur hem de hastaya yeteri kadar yararlı olmayı engeller.

Devamını oku...